Zeytin ve Zeytinyağı Mitleri IV - Antik Yunan Dönem Mitleri V - Hesiodos
- Uğur Saraçoğlu

- 13 Nis
- 2 dakikada okunur

Gustave Moreau Resmi Üzerine
Zeus'un kızları olduğuna inanılan ayakları yerden kesilmiş havada süzülen ilham perisi eskinin çobanı yeninin şairi Hesiodos'un kulağına tanrıların soyunu ve dünyanın oluşumunu fısıldıyor.
Peri tanrısal ilhamın ve müziğin simgesi olan lirini sırtında taşıyor, sağ eli ile ozana lir çalmasını öğretiyor, sol elinde defne yaprakları var. Ozanın başında gene defne yaprağından yapılma bir çelenk var; defne sanatın ve şiirin tanrısı Apollon'un kutsal ağacı, yaprakları hiç solmadığı için "ölümsüzlüğün" de sembolü.
Arkadaki yüksek tepenin üzerindeki tapınak Müzlerin ve sanatın koruyucusu Apollon'un evi olan Helikon Dağı veya Parnassos Dağı. Parlayan yıldız ise karanlığı aydınlatan sanat kavramına bir gönderme.
Gökyüzündeki kuğu Apollon'un kutsal hayvanı, kuğunun beyazlığı ve zarafeti ilhamın saf ve yüceliğinin sembolü.
Sol altta zar zor seçilen köpek ise Hesiodos'un eski yaşamı olan çobanlık geçmişine bir gönderme.
Üstat Gustave ozanın şu dizelerinden ilham almış olsa gerek;
Ama ben yine de söyleyebilirim sana
Neler düşündüğünü deri kalkanlı Zeus'un
Çünkü Musa'lar öğrettiler bana
Söylenmezi dile getiren ezgiler söylemesini.
İşler ve Günler
660 - 662
Vücudu Yağ İle Ovma Kültürü
"Yağ ile ovma" geleneği kil tabletlere yazılmış Gılgamış Destanından yaklaşık 1000 yıl sonra (MÖ 800 yılları; Yunan Medeniyeti Arkaik Dönemi) yaşadığı düşünülen şair ve tarih yazarı Hesiodos'un "Erga kai Hemerai; İşler ve Günler" isimli eserinde tekrar yazıya geçirilir. Şiirsel bir edebi yazın türü olan bu eser "Tarım Takvimi ve Ahlak Öğütleri" kitabıdır. Yazın dili kendinden önce yaşadığı kabul edilen Homeros ile karşılaştırıldığında daha zayıftır, taşralı bir yazar olarak değerlendirilmektedir.
Yağ ve yağlanma tasvirleri Hesiodos'tan önce yaşadığı kabul edilen Homeros’un yazınında (ya da ona atfedilen ama aslında birden çok ozanın dilendirdiği düşünülen şiirsel yazında) daha fazla karşımıza çıkar.
Hesiodos'un yaşadığı Boiotia bölgesi karasal bir iklime sahipti. Hesiodos eserinde buğday, bağ bozumu ve meşe palamudu yetiştiriciliği üzerinde uzun uzun dururken, zeytin tarımına ve zeytinyağı üretimine dair teknik bilgi vermez. Bu unsurlar o dönemde zeytinciliğin henüz Boiotia bölgesinde sistematik ve yaygın bir tarım kültürü olmadığının göstergesi olarak kabul ediliyor.
Arkeolojik bulgular (Linear B belgeleri) Yunan yarımadasında parfüm kullanımının ve zeytinyağı sürünmenin, özellikle kıyı kesimlerde ve Ege adalarında Tunç Çağı’ndan (MÖ 3300-1200) beri yaşayan bir kültür olduğunu göstermiştir fakat Tunç Çağı'nda zeytinyağının henüz klasik dönem Atina’sındaki kadar bol ve yaygın kullanımı olup olmadığı tartışmalıdır.
Eserin "Kış" bölümünde (519-525. dizeler), sert kuzey rüzgarı Boreas’tan korunma yolları anlatılırken zeytinyağı evlenmemiş genç bir kızın cildini soğuktan korumak ve yumuşatmak için kullandığı bir kozmetik ürünü olarak tanımlanır:
"Kışın sert soğuğunda, narin yapılı genç kız evinde annesinin yanında oturur...
Henüz Afrodit’in işlerini bilmez.
Vücudunu güzelce yıkar ve hassas cildini bol zeytinyağı ile ovar."
İşler ve Günler
Kış Bölümü, dize 519-25.
Hesiodos, mülk sahibi ve sahada çalışmayan aile bireylerinin yağlanarak konfor sağladığını anlatırken aynı eserde köylüye kışın kalın giyinmesini öğütler. Anlaşılan bağımsız mülk sahibi bir Yunan çiftçi hanesi zeytinyağına ulaşabiliyordu ama topraksız gündelikçi için bu mümkün değildi.
Şairin yaşadığı dönemde parfüm yapımında kullanılacak katkı maddesi (taşıyıcı) olarak kullanılan birinci sınıf kaliteli zeytinyağı ise olasılıkla hala soylu üst sınıf saray aristokrasisinin ulaşabildiği lüks bir tüketim nesnesiydi.
Kaynakça:
Hesiodos Eseri ve Kaynakları, Çevirenler; Sabahattin Eyuboglu, Azra Erhat, Türk Tarih Kurumu Baımevi - Ankara, 1977.
https://chs.harvard.edu/primary-source/hesiod-works-and-days-sb/.

Yorumlar