Zeytin ve Zeytinyağı Mitleri VI - Anadolu Halk Hikâyeleri ve İnançları
- Uğur Saraçoğlu

- 2 gün önce
- 3 dakikada okunur

Ağaçtan Doğan İnsan İmgelemi
İslam öncesi dönem Türk kültüründe hatırı sayılır sayıda ağaçlarla ilişkili mitler mevcuttur; Oğuz Kağan Destanı’nda Oğuz’un ikinci eşini bir ağaç kovuğunda bulduğu, ölen bir askerinin “Kıpçak” isimli bebeğinin ağaç kovuğunda doğduğu anlatılır, Uygur Türklerinin Türeyiş Destanı’nda Uygur neslini oluşturan çocuklar, bir ağaca inen ışıktan türerler, Altay Türklerine ait Yaradılış Destanı’nda; ilk insanlar olan dokuz kişi, Tanrı’nın emriyle dokuz dallı bir ağaçtan türemiştir, gene aynı destanda, dünyanın merkezinde ağaçların en büyüğü olan “Dünya Ağacı" olarak adlandırılan bir çam ağacının bulunduğu ve bu ağacın tepesinde "Bay Ülgen" in evinin bulunduğu geçmektedir.
Anadolu'da kutsal kabul edilen ağaçlar sırasıyla pınar, çam, çitlembik (melengiç) ve zeytindir. Türk boyları Anadolu’ya gelmeden çok önce zeytin ağacı Akdeniz kıyı bölgelerinin kadim kutsal ağaçlarından biriydi. Bu bölgelere yerleşen Türkmen nüfus da zamanla zeytin ağacını veriminden dolayı bereketin sembolü olarak görmeye başlayacaktır. Türkmenler, zeytincilik faaliyetlerine XI. yüzyıldan sonra Batı Anadolu civarlarına ulaşıp yerleştiklerinde başlamışlardır.
Tılsımlı Sığırcık
Evliya Çelebi, Çemberlitaş sütununun tılsımıyla ilgili ilginç bir hikâye aktarır. Söylenceye göre sütunun en tepesine sığırcık kuşu biçiminde bir tılsım yerleştirilmiş. Doğa üstü güce sahip bu tılsım senede bir kez kanat çırparak ötüyor ve bunu işaret sayan diğer kuşlar gagaları ve tırnaklarıyla zeytin getiriyorlarmış.
17. yüzyılda yaşamış Mehmed Hemdemi Çelebi de Evliya’nın anlattığına benzer bir efsane aktarıyor. Rivayete göre hayali Bizans imparatoru Yanko bin Madyan’ın büyük bir kent ve kilise yaptıracağını duyan Rukiya adlı bir bilgin becerisini göstermek için İstanbul’a gelir. Burada saf altından bir sığırcık kuşu yapıp zeytin çekirdeğini de sığırcığın ağzına koyar. Altından yaptığı bir levhaya da zeytinin Tevrat ve Zebur’daki kutsal adlarıyla bir tılsım kazımış ve bunu da büyük kilisenin kubbesine yerleştirmiş. Bir yıl sonra aynı levhayı sığırcık biçimindeki mücevhere asarlarmış ki toplayacakları zeytinin bereketi olsun.
Zeytin çekirdeği sert ve odunsudur, bu nedenle çekirdeğinden filizlendirip fide oluşturmak zordur. Sığırcık ve karatavuk gibi bazı kuş türleri, sindirim sistemlerindeki enzimler yoluyla, çekirdeğin sert yüzey yapısını yumuşatıp inceltirler. Yapılan araştırmalar, zeytin ağacının kuş dışkısı ile toprağa düşen, dışı yumuşatılmış bu zeytin çekirdekleri vasıtasıyla doğada yayıldığını göstermiştir, kaynak.
11. yüzyıl Arap coğrafyacı El-Bekri'ye göre, Tunus'tan Kairouan'a giden yolda, zeytinler olgunlaştığında, sığırcık sürüleri kıyıdan Modjeffa'ya doğru yönelirdi; bu kuşların her biri ayaklarında iki zeytin taşıyarak oraya varır ve onları oraya bırakırdı. Yazar bu bölgelerdeki hasat miktarının da muazzam olduğunu belirtir. Kuzeydoğu Cezayir'de yaşayan Berberi halklar için zeytin kutsaldır. Yaşlı zeytin ağaçlarının, hem evin koruyucuları hem de koruyucuları olan hayırsever ruhlara barınak sağladığına inanırlar. Bu ruhları “zeytin ağacının efendisi” olarak isimlendirirler.
Zeytine Mırıldanan Melodi, Dalına Bağlanan Çaput
Ülkemize ait bir söylenceye göre ise Kaz Dağları’nda yaşayan ve Alevi-Tahtacı Türkmenleri olarak bilinen insanlar, hasada giderken en yaşlı ağaca sarılıp eski bir pagan geleneğinden kalma ilahi gibi bir melodi mırıldanırlarmış. Muharrem ayında ve salı günleri ağaçlara zarar vermez, ağaç kesilmeden öncede muhakkak dualarını yaparlar, bazen de bir zeytin ağacını kesmek zorunda kaldıklarında bir rekât namaz kılarlarmış.
Datça yöresinde zeytin ağacı kesmenin yöreye uğursuzluk ve bereketsizlik getireceği inancı bulunmaktadır. Muğla’nın Ula ilçesine bağlı Çörüş Mahallesi’nde yaşayan Aleviler, kutsal gördükleri Bekhasan türbesine ait zeytin ağacına hiçbir şekilde zarar vermezler. Ayrıca burada dilekler tutulup çaputlar bağlanır.
Kaynakça:
1. Ağaç Kültü Örneğinde Muğla ve Civarında Eski İnanışlar; Mustafa Gökçe, Sinan Kurt, 2019, I. Uluslararası Antalya Yörük Sempozyumu.
2. Geçmişten Günümüze Zeytin ve Zeytinyağı, Dünya-Akdeniz-Türkiye, Aytaç Eryılmaz, Ocak 2020.

Yorumlar