top of page

Zeytinyağı Kültürü Geçmişi VIII- Kadim Bilgelerin İlham Kaynağı, Balıkçılık ve Denizcilik

  • Yazarın fotoğrafı: Uğur Saraçoğlu
    Uğur Saraçoğlu
  • 21 Şub
  • 2 dakikada okunur

Antik Yunan düşünürleri nesnel dünyanın doğa yasalarıyla açıklanabileceğini iddia ediyor, nedeni bilinmeyen olgulardaki mekanizmaların tanrısal olduğu düşüncesine şüphe ile yaklaşıyorlardı.


Bilim tarihinde "atom" düşüncesini ilk ortaya atan düşün insanlarıydı. Zihinlerinde kurguladıkları “nesnelerin parçalanamaz en küçük parçası olmalı” kavramı gözlemler sonrası ortaya koydukları mantıksal bir çıkarıma dayanıyordu.


Dönem filozofları "madde sonsuza kadar bölünebilir mi" sorusundan yola çıkmışlardı.

Günlük yaşamda en çok kullanılan yağ, su ve şarap gibi sıvıları devamlı gözlemleniyorlardı. Zeytinyağının suyun üstünde yüzmesi, ışığı kırması, saydamlığı, yanıcılık ve ışık yayma gibi gözleme dayalı özellikleri doğa filozoflarının dikkatini çeken olgulardı. Zeytinyağının su ile karışmaması ve suyun üzerinde dairesel bir şekilde çok ince bir tabaka oluşturarak yayılma eğilimi göstermesi karakteristik özellikleridir. Bu fiziksel özellikleri onun gözleme dayalı akıl yürütme sürecinde hatırı sayılır bir role sahip olmasına neden olur. Zeytinyağının suyun üzerinde oluşturacağı dairenin çapı ancak en küçük bölünemez yapı taşından meydana gelen bir inceliğe ulaşabildiği kadar olabilirdi iddiası hiç de mantıksız bir iddia değildi.


Thales'in ardılı, dönemin ünlü düşünürü Aristoteles'e göre zeytinyağının bir akışkan olarak natürü açıklanması en zor olgulardan biriydi. Meteorologica isimli eserinin 4. bölümünde zeytinyağının kendine özgü karakteristik özelliklerini "içinde hava bulunması" ile açıklamaya çalışmıştı. Ona göre zeytinyağı içerdiği hava nedeniyle daha hafif ve daha ince bir yapıya sahipti.


Zeytinyağının ışığı taşıma (kandillerde kullanımı) ve su ile karışmama niteliklerini açıklamaya çalışmıştı. Üstadın zeytinyağına ilişkin akıl yürüterek ulaştığı yargılar -modern kimya açısından gerçek olmasa da- mikroskobun olmadığı bir çağda akıl yürütme ile gerçeğe ulaşma çabasının tipik örnekleridir.


Daha sonraki yıllarda Roma dönemi yazarları (Plinius) yağın suyun üzerinde kalması özelliğinin hem tıbbi tariflerde hem de teknik kullanımlarda (örneğin su yüzeyindeki titreşimleri azaltmak için yağ damlatma) nasıl işe yaradığını anlatırlar.


Ortaçağ İslam bilginleri (İbn Sina, İbn Heysem) de deneylerinde zeytinyağını suya damlatıp optik ve yoğunluk gözlemleri yaparlar.



Denize Zeytinyağı Dökmek; Balık Avcılığında Zeytinyağı


Denize zeytinyağı dökme uygulamasının tarihi çok eskilere gider, teknik genellikle deniz sünger avcılığı ve zıpkınla balık avcılığı bağlamında çok eski bir Akdeniz ve Ege denizcilik kültürüdür.


Uygulama kadim Akdeniz geleneksel balıkçılık yöntemlerinden biriydi. Su yüzeyindeki dalgalanmayı ve titreşimi azaltmak için yapılırdı. Suyun yüzeyinde çok ince bir film tabakası oluşturan yağ yüzey gerilimini değiştirerek görünürlüğü artırır, rüzgarın su yüzeyine doğrudan etki etmesini ve küçük kılcal dalgalar (titreşimler) oluşturmasını engeller.


Bu etki, suyun yüzeyini adeta bir ayna gibi pürüzsüzleştirir, görsel berraklık zıpkınla ya da özel çatallarla sığ su avcılığı yapan balıkçıların suyun altındaki balıkları daha kolay hedeflemelerine yardımcı oluyordu. İngilizcedeki “pouring oil on troubled waters; sorunlu sulara yağ dökmek” deyimi bu uygulamadan gelmektedir.



Sünger Avcılığında Zeytinyağı


Sünger avcıları zeytinyağının fiziksel özelliklerinden faydalanan bir diğer meslek koluydu. Sanayi Devriminden önce Akdeniz halklarının ortak tuvalet ve banyoları için devamlı ihtiyaç duyduğu süngerlerin temini onlar tarafından karşılanıyordu. Sünger avcıları su altında süngerleri net görebilmek için ağızlarında zeytinyağı ile dibe dalar, ağızlarından zeytinyağı fışkırtarak derinde daha net bir görüş sağlamaya çalışırlardı.



Çağdaş Bilim Araştırmaları


Günümüz bilim insanları yağın ve petrolün bir sürfaktan (yüzey aktif madde) olarak hakaret ederek rüzgar enerjisinin su yüzeyine transferini nasıl engellediğini ve dalga sönümlenmesini nasıl sağladığını laboratuvar deneyleriyle açıklamaya çalışmışlardır.



Kaynakça:








 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page