top of page

Zeytinyağı Kültürü Geçmişi X - Girit Adası ve Girit Halkları

  • Yazarın fotoğrafı: Uğur Saraçoğlu
    Uğur Saraçoğlu
  • 21 Şub
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 5 gün önce

Fotoğraf; Yunanistan'ın Santorini Adası'ndaki antik Akrotiri yerleşim alanında yapılan kazılarda bulunan bronz çağına tarihlenen fresk, Batı Evi'ndeki gemi alayından bir detay, Kiklad kasabası ve limanındaki tekneler tasvir edilmiş, MÖ 1600, sanatçının kim olduğu bilinmiyor, kaynak.
Fotoğraf; Yunanistan'ın Santorini Adası'ndaki antik Akrotiri yerleşim alanında yapılan kazılarda bulunan bronz çağına tarihlenen fresk, Batı Evi'ndeki gemi alayından bir detay, Kiklad kasabası ve limanındaki tekneler tasvir edilmiş, MÖ 1600, sanatçının kim olduğu bilinmiyor, kaynak.

Milattan önceki üç bin yıl boyunca, Giritliler ve Fenikeli cesur tüccar denizciler zeytin kültürünün Akdeniz'deki diğer kavimlere yayılmasında önemli bir rol oynadı. Girit krallıklarının saraylarından kalan 3500 yıllık duvar resimlerinde zeytin ağacı betimlemeleri bulundu, bu resimlerinden pahalı yağların süslü şişelerde parfüm ve merhem olarak kullanıldığı anlaşılmıştır.


Minos/Girit Uygarlığı Dönemi’ne (MÖ 2700–1050) tarihlendirilen zeytin işlik kalıntıları Bronz Çağ’ında Girit’te baskı kollu pres üretiminin yapıldığını ortaya koymuştur. Kozmetik kullanımından farklı olarak, Minos Uygarlığının ardılı olan Miken Uygarlığına ait kil tabletlerdeki yazılı metinler, zeytinyağının tekstil yapımında ve tabaklama işleminde kullanıldığını göstermiştir. Arkeolojik veriler zeytinyağının MÖ 1000 yıllarında pişirme amaçlı kullanılmaya başlandığını da bulgulamıştır, fakat zeytin tarımının yaygınlaşmasıyla ilişkili olan bu kullanımın yaygınlaşması 500 yıl sonra olacaktır.


Girit adasındaki Knossos ve Faistos saraylarının yıkıntıları arasında bulunan iki metrelik zeytinyağı küpleri, tonlarca zeytinyağının depolanabileceği depolar inşa eden güçlü ticaret filolarına sahip olan Giritliler ‘in gerçekleştirdiği zeytinyağı ticaretinin arkeolojik kanıtıdır. Saray mahzenlerinde 23 ton zeytinyağının saklanabildiği hesaplanmıştır. O zamanlarda ahşap ya da genellikle pişmiş topraktan yapılmış içine zeytinyağı, şarap, zeytin ve tahıl konan “Pithoi” isimli dev küplerle aynı yerde bulunan kil tabletlerde dönem zeytinyağı ticaretinin nerelere yapıldığını ve zeytinyağının nerelerde üretildiğine dair verilere ulaşılmıştır.

 

Üretilen yağ, deniz yoluyla pithoiden daha küçük, taşınması kolay, üzerinde tasvirlerin de olabildiği bir tür antik testi olan amforalar içinde ihraç edilirdi. Zeytin fidanlarını Afrika ve Yunanistan’a gönderiyorlardı. Ege adalarının (Kiklad Adaları) yanı sıra Mısır, Suriye ve Yunan ana karasıyla da ticari ilişkileri olan Girit ticaret yollarının, İtalya ve Sicilya’ya kadar batıya uzanmış olabileceği kanaati mevcuttur. Giritliler ’in önemli bir tüketici ve satıcı olduklarını kanıtlayan amforaların üzeri zeytin dalları ve yıldız biçiminde çiçek resimleriyle süslü olduğu gibi, kiminde de Eski Mısır ile olan sıkı ticaret nedeniyle, hiyeroglif yazıyla zeytin ağaçları sembolize ediliyordu.

 

Girit adasında ilk yükselen uygarlık olan Minos Uygarlığı, tarihçilerin “bir ekonomik düzenleme sistemi olarak toplumda yaratılan ekonomik değerlerin büyük bir bölümün merkezi otoritenin kontrolüne akması” olarak tanımlanan “Saray Ekonomisi” uygulamasının tarihteki ilk örneği sayılıyor. Girit adasının kuzeyindeki, komşusu Santorini adası Akrotiri arkeolojik sahasında, volkanik bir patlama sonrası 60 metrelik külle kaplanan yapılarda, sanatsal açıdan çok zengin duvar figürleri bulundu. Gelişmiş ve zengin bir medeniyetin kanıtı sayılan bulgulardan biri Hindistan'nın İndus Vadisinde bulunan gri langur maymunlarından oluşan duvar resmidir. Arkeologlar bu bulguyu geniş kapsamlı, çok geniş bir coğrafyayı kapsayan uygarlık ilişkilerinin ve ticaretin kanıtı olarak yorumlanıyor. MÖ 1650 yıllarında gerçekleşen bu büyük patlamanın, adadaki tüm yaşamı yok ettiği, Minos uygarlığının bir parçası olarak gösterilen bu şehir devletini neredeyse yeryüzünden sildiği düşünülüyor.


 

Fotoğraf; Gri Langur Maymunu, Geç Minos Dönemi (yaklaşık MÖ 1550), Buluntu Yeri: Akrotiri (Thera / Santorini), Tarih Öncesi Thira Müzesi, kaynak.
Fotoğraf; Gri Langur Maymunu, Geç Minos Dönemi (yaklaşık MÖ 1550), Buluntu Yeri: Akrotiri (Thera / Santorini), Tarih Öncesi Thira Müzesi, kaynak.

Kadim Zamanlardan Beri Ödünsüz Kaliteli Zeytinyağı Üretim Kültürü


Giritliler 5 bin yıldır zeytin, zeytinyağı ve zeytinyağlı yemek kültürü konusunda haklı bir üne sahip.


Osmanlı sarayına Girit’ten zeytinyağı geldiği gibi, mübadele sonrası Girit’ten gelenler, Türkiye zeytinciliğinde önemli bir rol oynadılar.


Girit merkezli Ege adalarında yaşayan Minos halklarının, Akdeniz’de parlayan bir medeniyet oluşturduğu kadim devirlerden bu günlere kadar Girit Adası zeytin ve zeytinyağı üretim kalitesinde dünya piyasasında ilk sıralarda yer alıyor ve hala ödünsüz bir bilinç ile bu kültürü devam ettiriyor.


 

Kaynakça:

 

 

 

3. Zeytinin Akdeniz’deki Yolculuğu; Konferans Bildirileri, Dr. Alp Yücel Kaya, Ertekin Akpınar, 2016.

 

4. Dünya Zeytin Ansiklopedisi; Uluslararası Zeytin Konseyi; Fausso Luchetti, 1997.


 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page