Zeytinyağı Kültürü Geçmişi IX - Antik Mısır
- Uğur Saraçoğlu

- 21 Şub
- 4 dakikada okunur

Kadim Mısır Coğrafyasında Zeytin Tarımı
Antik Mısır halklarındaki zeytin ve zeytinyağı kültürü ve bunların ticareti ile ilgili bilgilerin kaynağı botanik arkeolojik kayıtlar, duvar kabartmaları ve bize ulaşan hiyeroglif yazılardır fakat konu hala araştırma ve sorgulanma aşamasındadır. Mısır'da zeytin yetiştiriciliğinin başlangıç tarihi tartışmalıdır. Yabani zeytin ağacı (Olea europaea subsp. oleaster) iklim koşulları nedeniyle Eski Antik Mısır'ın geleneksel bitki örtüsünün bir parçası değil gibi görünmektedir. Son bulgulardan biri zeytin ağacının MÖ 2500 yıllarında bölgede var olduğunu gösterdi fakat bu ağacın yerel bir tür mü yoksa sonradan oraya getirilerek dikilmiş ıslah edilmiş bir tür mü olduğu bilinmiyor.
Tarımı yapılan zeytin türünün ancak en erken Yeni Krallık Dönemi olarak adlandırılan 12. Hanedanlık (MÖ 1985-1773) ve 13. Hanedanlık (MÖ 1773-1650 sonrası) yıllarında yaygınlaştığı kabul ediliyor. Bu görüş Mısır'da bulunan en eski arkeolojik kömürleşmiş zeytin kalıntıları ile döneme ait çok sayıdaki ikonografik ve hiyografik bulguların varlığına dayandırılıyor. Tartışmanın bir diğer nedeni kültüre edilmiş zeytin türü ile yabani zeytin ağacı arasında ayrım yapmak için güvenilir bir bilimsel metodoloji olmaması. Mısır coğrafyasında kültüre edilmiş zeytin tarımının yaygınlaştığına dair yazılı tarihi dokümanların çoğunluğu Greko Romen döneminden geliyor. Günümüz Mısır’ında bile büyük ölçekli zeytin tarımı ancak belli başlı birkaç bölgede yapılabilmektedir.
Kadim Mısır Yaşam Kültüründe Zeytinyağı
Zeytin ve zeytinyağının Antik Mısırda günlük yaşamda kullanıldığı fakat zeytin tarımının ve zeytinyağı üretiminin Orta Doğu Levant bölgesinde olduğu gibi süreklilik arz eden bir biçimde yapılmamış olabileceği kanaati yaygındır. Zeytinyağının komşu devletlerden alışverişi yapılan önemli ve pahalı bir ithal ticaret ürünü olduğu üzerinde fikir birliği vardır.
Bölgede o dönemde yetiştirilen zeytinlerin ve ticaretinin başlangıcını araştırmak zor bir uğraş, çünkü birçok tafonomi (organizmaların ölümü sonrası süreçlerini inceleme, mezarlık bilimi) sorunu var. Günümüze ulaşan Mısır yazıtlarında zeytin ve zeytinyağı ifadesi olan kelimelerin gerçekte neyi kasttetiği tartışmalıdır, bazı Mısırbilimciler zeytinyağı olduğu düşünülen kelimenin moringa ya da susam yağı gibi o dönemde orada yetiştirilen bitkilerden elde edilen yağ olabileceğini düşünüyor, diğerleri ise zeytin ya da zeytinyağı olduğu düşünülen kelimelerin yiyecek, merhem ve lamba yakıtı anlamına da gelebileceği kanaatindedirler. Yazıtlarda yağ üreten bir ağaçtan yapılan sopalardan ya da balık oltalarından bahsedilir ama kesin kanıya varmak zordur.
Zeytinyağının Tunç Çağında Filistin'den Mısır'a ihraç edildiği ise iyi belgelenmiştir. Araştırmacılar özellikle Erken Tunç Çağında zeytinyağının daha çok lüks bir ticaret metası olduğu ve zeytinyağının ancak toplumun elit bir kesimi için ulaşılabilir pahalı egzotik bir ithal meta olduğu konusunda hemfikir görünüyor. İthal edilen zeytinyağının neredeyse tamamen tapınaklara ve kraliyet ailesine ayrılması yerel yağlardan çok daha değerli bir meta olmasına bağlanıyor.
MÖ 1500 yıllarına tarihlenen zeytin çekirdekleri, zeytin yaprakları ve zeytin ağacı ile ilgili arkeolojik bulgular o tarihten önceki bulgular ile karşılaştırıldığında daha fazladır. Yeni Krallık dönemindeki (MÖ 1550-1069) zeytin tarımı yapan komşu coğrafyalarla ve geleneklerle temas artmış ve yerel zeytin yetiştiriciliği artmaya başlamış görünüyor. Akhenaton dönemine ait arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan Miken çanak çömlekleri (zeytinyağının Girit’ten getirildiğinin kanıtı sayılıyor) bu görüşü destekler. Yıl boyunca yeşilliğini kaybetmeyen zeytin ağacının bu karakteri Akheneton döneminde sürekli yenilenme ve yeniden yaşama dönme ile karakterize olan Akhenaton Felsefesiyle de örtüşmektedir.
Arkeolojik kalıntılar, sanat eserleri, papirüs bilgileri ve klasik kaynaklar sayesinde zeytin ağaçlarının Mısır'da yetiştirilmeye başlandığı anlaşılmakla birlikte üretim ve tüketiminin süreklilik arz etmediği ya da az miktarda gerçekleştirildiği düşünülüyor. Görüşlerden biri yaka ve çelenk yapımında kullanmak amacıyla taze zeytin yaprağı tedariki için zeytinlerin bir kısmının soylulara ait özel bahçelerde ya da tapınak veya saray bahçelerinde yetiştiriliyor olma olasılığı.
Zeytin tarımının büyük ölçekte yapıldığına ait kanıtlar ise ancak Roma Dönemine tarihlendiriliyor, örneğin MÖ 255 yılına ait bir belgede Fayum'da bulunan Apollonios isimli zeytinlik sahibi, çalışanı Zenon'a, Mısır çeşitlerinin yerine Yunan çeşitlerini getirmek için zeytin aşılamasını öneriyor.
Bu tartışmalı tarihsel sürecin zeytinyağının bir mal olarak komşu devletlerden ticaretinin kolaylıkla yapıldığı gerçeği ile de ilişkili olduğu yorumu da mevcut.
Antik Mısır’da zeytin sadece günlük yiyecek olarak değil öte dünya yiyeceği olarak -bir tür cenaze çeyizi- mezara konuyor, zeytin odunu tabut ve mumya etiketi yapımında kullanılıyordu.
Dallarından cenaze çelenkleri (dal ve yapraklarından yapılan demet) yakalıklar ve buketler yapılıyor, ölü gömme ritüel ve törenlerinde tanrılara sunu olarak iş görüyordu.
Odun kömürü yapımında da kullanıldığı anlaşıldı.

Üst Sınıfın Parfüm Kozmetik ve İlaç Malzemesi
Soyluların zeytinyağı gibi yüksek kaliteli yağlar tükettiği, çiftçiler ve diğer alt sınıfların ise uygun fiyatlı yerel yağlar tükettiği sanılıyor. Zeytinyağının kokuyu hapsetme ve bozulmadan koruma özelliği onu işlevsel bir parfüm malzemesi yapıyordu; çiçek, reçine, ot, baharat ve aromatik ağaç kaynaklı esans kaynaklarının kullanıldığı parfüm tariflerinde kullanılan malzemelerden biriydi. Kullanılan egzotik esans kaynaklarının bir kısmının uzak coğrafyalardan ithal edildiği düşünüldüğünde üretilen parfümü ancak soylu sınıfın tüketebildiği söylenebilir. Tedavi amaçlı tıbbi ilaçların içeriğinde vardı, kozmetik merhem üretiminde kullanılan -cildi nemlendirmek ya da yumuşatmak için- bir kişisel bakım malzemesiydi.
Yağlar gündelik hayatta mutfakta, aydınlatmada, cenaze kültlerinde (mumyalama, kutsama, sunu) kullanılıyordu.
Zeytin dallarının firavunlar ve devlet bürokratlarının göreve başlama törenlerinde kullanılan bir tür diplomatik ritüel unsuru olduğu da anlaşıldı.
Zanaatkarlar yağı kumaş yağlamak, deriyi tabaklamak, su geçirmez hale getirmek ve kurutmak için kullanıyordu.
Kaynakça

Yorumlar